“Oğlumuz Ediz farkındalık adına güzel bir örnek oldu”

22/02/2018
"Ne olmuş yani 1 kromozomumuz fazlaysa" notuyla paylaştı şarkıcı Özgün oğlu Ediz'in 2. yaş günü fotoğrafını. Eşi Nida Hanım ve dünyalar tatlısı Ediz'le tam bir örnek aile diyebiliriz.

Şarkıcı Özgün’ün eşi Nida Uğurlu geçtiğimiz günlerde 2 yaşına basan oğlu Ediz’i ve anneliği anlattı.

Kendinizden Kısaca Bahseder misiniz?


Müzisyenim. Keman çalıyorum. İşim müzik, şimdi bir de annelik var ki o en güzeli :)

Hamileliğiniz ve Anneliğe Kendinizi Hazırlama Süreciniz Nasıl Geçti?

Bir bebek dünyaya getirmeden önce bu konuyu uzun süre düşündük hatta bu konuyla ilgili makaleler de okudum. Birinde okuduğum bir cümle beni oldukça düşündürmüştü. "Engelli bir çocuk dünyaya getirebileceğinizi ve bununla yaşamak durumunda kalabileceğinizi hesaba katarak çocuk sahibi olmaya karar vermelisiniz." diyordu. Belki de hissetmiştim. Ama yine de bir bebek düşüncesi bize iyi gelmeye başlamıştı ve hamile kaldım. Herkesin ki gibi sıkıntılarla ve güzelliklerle geçti bu süreç. Her annenin farklı tecrübeleri olsa da genele bakıldığında aynıdır aslında. Ediz karnımda hareket etmediği zamanlarda endişelenirdim, Özgün elini karnıma koyduğu an hareketlenirdi. Hamilelik dönemimden beri babasına düşkündür.

Oğlunuz Ediz'in Down Sendromlu Doğması Size Neler Hissettirdi? 

Doğduğu an kucağıma verdiler ama bir saniye içinde aldılar. Ediz ağlamıyordu. Müdahaleye başladılar. Olanları izliyordum. Sonra gözlerini gördüm. Fazla çekikti. Aslında o anda aklımdan geçti olabilir mi diye. Ama önemli değildi sadece onun iyi olmasını diledim. Sonra odada yanıma getirdiler dünyanın en güzel duygusuydu benim için. Yumuşacık yanakları vardı. Akşam öğrendik Ediz’in Down sendromlu olduğunu. Daha doğrusu şüphelendiklerini söylediler. Fakat biz tahlil sonucunu falan beklemeye gerek duymadık. Öyleydi belliydi ama çok güzeldi.  Uzun süre hastanede kaldık. Bu dönemde bu konuyu epeyce düşündük, araştırdık. Ediz yanımda değilken başımıza geleceklerden korkuyor, ağlıyordum ama hemşireler onu getirdiğinde her şeyi unutuyordum. Ordayken düşündüm; bana başka bir bebek getirseler, yanlışlık olmuş deselerdi istemezdim. İnanın Ediz’in  Down sendromlu olmasından daha çok üzüntü verirdi böyle bir durum bana. O bizim bebeğimizdi ve bize gelmesinin elbet bir sebebi vardı.

Oğlunuzu Kucağınıza İlk Aldığınızda Neler Hissetiniz? Şu anki Anne-Oğul İlişkiniz Nasıl Devam Ediyor?

Sanırım yukarda sorunun cevabını yazdım. Şimdiki ilişkimiz baş başayken süper, babası yanımızdayken bana pek yüz vermiyor. (Gülüyor)

Ediz’in Anne ve Babasıyla İletişimi Nasıl?

Ediz’in en sevdiği oyun bizimle oynanan oyun. Mimiklerimizi taklit etmek. Sırtımıza çıkmak. Sarılmak. Tabii ki bizim de öyle. Kısacası beraber çok güzel ve kaliteli vakit geçiriyoruz.

Oğlunuzun Aldığı ‘Özel Eğitim’ Ev Hayatınıza Nasıl Yansıyor? Eşiniz Özgün Bey Size Bu Konuda Yardımcı Oluyor mu?

Aslında evet ders çalışır gibi oturup yapmamız gerekenleri de yapıyoruz ama eğitim aslında hayatımızın geneline yayılmış durumda. Elimizden geldiğince günlük rutinlerde bile bir şeyler öğretmeye çalışıyoruz. Daha önce bir bebeğimiz olmadığı için bu bize çok doğal ve normal geliyor. Evimizde Özgün ve Nida yok, her konuda biz olarak düşünüyoruz. Biz evdeki aklımıza gelebilecek her türlü işi beraber yaparız. Bu konu da aynı şekilde.

Ediz’in Müziğe İlgisi Nasıl? 

Çok seviyor. Aslında her çocuk müzik sever. Her insan da sevmeli. Müzik hayatın kendisi bence.

Oğlunuz Ediz, Sosyal Medyada Fenomen Haline Geldi? Bu Konuda Ne Düşünüyorsunuz? 

 Ediz bizim her şeyimiz. Bizim için dünyanın en tatlısı. Kimi insanlar da çok seviyorlar, ilgileniyorlar. Yolda çevirip onunla konuşuyorlar. Bence farkındalık adına Ediz güzel bir örnek oldu. Birçok aileye umut olduğumuzu düşünüyorum. Gelen yorumlar ve mesajlar ile bizi mutlu ediyor.

'21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü' Yakın Zamanda Geçti. Sizce Ülke Olarak Bu Konudaki Farkındalığımız Nasıl? 

Farkında olmak isteyen insanlar zaten her konuda duyarlı. Keşke herkes öyle olsa. Keşke her okulda bu konu anlatılsa da yeni nesil bilinçli büyüse...

Siz Down Sendromuyla Başa Çıkmayı Başarmış Birisi Olarak, Bu Konuda Yolun Başında Olan Ailelere Neler Söylemek İstersiniz?

Bana çok yakın bir arkadaşım, biz hastanedeyken okuduğu bir yazıdan bahsetmişti; Down sendromlu bir bebeğin annesi, hayatta en büyük pişmanlığının doğum sonrası sevinmek yerine üzüntüyle geçirdiği o önemli günler olduğunu söylemişti… Bana bunu söylediğinde sadece gülümsemiştim. Şimdi ne demek olduğunu çok iyi anlıyorum. O bir bebek ve dünyaya sizin kollarınızda gözlerini açmış. Sadece keyfini çıkarın. Down sendromlu olsun olmasın. Bütün bebekler masumdur ve güzeldir. Ediz iyi ki benim oğlum. Onu herşeyden çok seviyorum ve hiç bir şeye değişmem. Bu duygu zaten herşeyin üstesinden gelir yeter ki sağlık olsun. Teşekkürler…


Bu makalenin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Haber Galerisi